Yeni Türkü 30.Yıl Konseri Üzerine

 
 
 
 
 
 
 

 

YENİ TÜRKÜ’NÜN 30. YIL KONSERİ ÜZERİNE…

 

 

Yeni Türkü’nün senfonik 30. yıl konseri, 19 Temmuz 2009 akşamı Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda olağanüstü bir müzik keyfi yaşattı. Yıllardır,hem kalplerimizde ayrı ve özel bir yeri olan hem de repertuvarımızda geniş yer verdiğimiz  "Yeni Türkü" Konseri ile ilgili izlenimlerimizi sizlerle paylaşmak istedik. Kerim-Selim Altınok

 

  19 Temmuz Pazar gecesi Yeni Türkü’yü 30. yıl konserinde dinledik. Derya Köroğlu’nun olağanüstü performansına tanık olduk. Otuz yıl öncekinden farklı olmayan, hatta artmış görünen heyecanı, coşkusu ve sesinin volümü muhteşemdi. Eski jenerasyon Yeni Türkü’cüler Tuğrul Bayraktar, Murat Buket, Fuat Oburoğlu,Cengiz Onural, Selim Atakan, Zerrin Atakan ve diğerleri kalplerimizde taht kurmuş isimler… Onları yıllar sonra sahnede izlemek büyük bir keyifti, çok hoştu doğrusu bizler için. Yeni jenerasyon Yeni Türkü elemanları da bir hârikaydılar. Senfonik eşlik sağlayan grup bir yana, başka üfleme enstrûmanları da çalabilen flütçünün, kemençeci Furkan’ın, ud ve ritm çalan gençlerin konservatuvar çıkışlı olmalarının farkı hissediliyordu.

 

 Müthiş bir dinamizm vardı sahnede. Eski konserlerde, mesela  “Yeşilmişik”  isimli parçayı dinlerken arada çalınan klarnet geçişinde insanlar ayağa kalkıp oynama isteği duyarlardı, bu da güzeldi, ama şimdi bu sololar biraz daha batı  tarzında çalınıyor, bu kez kalkıp oynamak yerine solistlerin enstrûmanda gösterdiği hüneri alkışlıyor insanlar. Bu daha güzel.

 

  Bas gitarın eski ustası İsmail Soyberk kırk yıllık Yeni Türkü'cüymüş gibi bas çaldı sahnede.

 

 Konser saat tam 21.15’te “Buğdayın Türküsü” albümünden parçalarla başladı, 24.00’ü geçiyordu ki saat sınırlaması yüzünden bitti. Sabaha kadar çalsalar dinlerdik  onları. Tüm albümlerden birçok parça seslendirdiler. “Destina” söylenirken binlerce dinleyici nefesini tuttu âdeta, koca Açıkhava’dan çıt çıkmadı.

 

  Günebakan’ı icra ederken Derya Köroğlu  şarkının ilk cümlesini unuttu ya da sesi mikrofona yansımadı, ama olsun. “Vira Vira” ve diğer tüm hızlı ritmli şarkılar  albümlerdeki yorumlarından daha tempolu çalındı o gece. “Nakka”ya girmeden önce Furkan’ın bir kemençe solosu vardı ki, dinlemeye doyamadık.

 

Murathan Mungan,Turgay Fişekçi, Meral Özbek, topluluğun isim babası Yaşar Miraç ve finalde Telli Telli ile Haris Alexiou’nun katılımları da geceye ayrı bir renk kattı.

 

 Tüm parçaların düzenlemeleri hârikaydı. Albümlerdeki sounda alışmış kulaklarımız yeni  "Yeni Türkü" yü yadırgamak şöyle dursun şaşkınlıkla bu yeni sesin büyüsüne kaptırdı kendini.

 

 Mutlaka bu konserin albümü çıkmalı. Beatles, hayranları için ne demekse Yeni Türkü de bizim için öyle. Biz onlarla ilk gençliğimizi geçirdik,  âşık olduk, tüm şarkılarını ezbere söyledik. Hatta yıllarca lokallerde müzik yaparken repertuvarımızın en az üçte biri onların şarkılarından oluşuyordu.

 

     İyi ki varsın Yeni Türkü, iyi ki varsın Derya Köroğlu. Daha nice yıllara nice yeni albümlere…