Uğur Yuvarlak

Uğur Yuvarlak,23 Ocak 1989 İstanbul doğumludur. Beş yaşındayken retina dekolmanı nedeniyle görme yetisini kaybetti. Beş yıl körler okulunda eğitim gördükten sonra altıncı sınıftan itibaren eğitimini görenlerin devam  ettiği okullarda sürdürdü. Orta öğrenimini okulun en iyi öğrencisi olarak 5.00 diploma not ortalamasıyla tamamladı.OKS sınavından aldığı sonuçla, pek çok başarılı ve ünlü simanın mezun olduğu Vefa Lisesinde öğretim görme hakkını kazandı.

Uğur Yuvarlak Okulun, öğrencilerin seviyelerinin tespit edilmesi için uyguladığı İngilizce sınavdan 100 tam puan alarak birinci oldu. Sene sonlarında kendi dönemini birinciliklerle bitirdi.
2007 yılı üniversite giriş sınavında "Sözel 2 puan" türünde 363.961 ile Türkiye genelinde 1600000 kişi arasında 24 üncü olmayı başardı ve Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünü kazandı.
Öğrenci değişim programlarından yararlanarak Hollanda’da eğitim gördü.
Üniversiteyi bitirdikten sonraki hedefini, “Akademik bir plân yaparak başarılı bir bilim insanı olmak” diye tanımlıyor.
Satranç sporcusu olarak turnuvalarda hem gören hem de görmeyen rakipleriyle yarıştı. Pek çoğunda derece aldı. Lisede okul satranç takımının kaptanlığını yürüttü ve takım arkadaşlarının çalışmalarını düzenledi. Boğaziçi Üniversitesinde de takım arkadaşlarıyla birlikte turnuvalara girdi.
2009 yılında İsveç’te düzenlenen “Dünya Körler Gençler” şampiyonasına katıldı ve beşinci sırada yer aldı.
Dünya ŞampiyonasıBu turnuvada dünya şampiyonluğunu kazanan  Venezuelalı rakibi Pulvet’i yenen tek sporcu Uğur Yuvarlak oldu.
2011 ve 2012 yıllarında Türkiye körler şampiyonluğunu kazandı. Uluslararası turnuvalarda ülkemizi temsil etmeye devam ediyor.
Uğur Yuvarlak görme engellilerin internette satranç oynamaları konusunda bulduğu çözümle öncülük yaptı.
BİZİM PENCEREMİZDEN
Kerim Altınok-Uğur Şimdi gelelim Uğur’la ilgili olarak kişisel yaşantımızdan paylaşmak istediklerimize;
2003 yılında bir elektronik posta aldık. Bu mektupta 14 yaşında olduğunu söyleyen bir genç çok samimi bir ifadeyle, satrancı öğrendiğini, daha da geliştirmek istediğini, adresimizi internetten bulduğunu yazıyordu. O yıllarda www.satrancokulu.com sitesinde satrançla ilgili köşe yazılarımız yayınlanıyordu. Genç arkadaşımız da e-mail adresimize ordan ulaşmıştı sanırız. İşte bu sıcak seslenişin sahibi Uğur Yuvarlak’tan başkası değildi.
Hemen randevulaştık ve o zamanlar Bakırköy Meydanı'nda bulunan Belediye Kültür Merkezinde buluştuk. Uğur babasıyla geldi. Ilık bir ilkbahar öğleden sonrasıydı, üzerinde kısa pantolonu, elinde kabartma satranç takımı vardı. İlginçtir, bu takımı torna ustası olan babası İbrahim Bey yapmıştı onun için.Oturup konuştuk, satrançtan söz ettik. Oyun gücü henüz başlangıç seviyesindeydi, bir iki parti oynadık, kolayca kazanıyorduk. Bizden çalışmak üzere satrançla ilgili kaynak istedi. Arşivimizde bulunan İngilizce Kabartma satranç dergisi “Braille Magazine”in bir nüshasını verdik. Bir hafta sonra Uğur telefonla aradı ve dergiyi bitirdiğini söyledi, şaşırdık. Dergi üç ayda bir çıkıyordu ve biz bazen 5- 6 ayda bile bitirmeye fırsat bulamıyorduk. Tekrar tekrar görüştük, yeni kitaplar,sohbetler. Uğur iyi düzeydeki İngilizcesi, çalışkanlığı ve metot bilgisi sayesinde satrancını hızla ilerletti. Vefa Lisesinde gören arkadaşlarını o çalıştırdı ve okul takımının kaptanlığını yaptı. Bir süre sonra Uğur’u bizim takıma çağırdık, İstanbul Görme Engelliler Spor Kulübü Satranç takımına.
Nihayet ilk defa 2006 yılında Türkiye körler şampiyonasına katıldı. Bu hızla gelirken tabiki her heyecanlı genç gibi ilk hedefi Türkiye şampiyonluğuydu. Ama rakiplerinin de sert olduğunu öğrendi. Dokuzuncu oldu. Umduğu sonuca hemen ulaşmak kolay değildi. Onunla konuştuk. Şampiyon olabileceğini söyledik ama çalışması daha iyi olması ve sabretmesi gerekiyordu.
Çalıştı, ipin ucunu bırakmadı, hayal etti ve nihayet hayalini gerçekleştirdi. 2011 yılında ilk defa Türkiye şampiyonluğunu kazandı. Ertesi sene 2012’de de başarısını sürdürüp bir daha şampiyon oldu.
2011 yılında Rodos Adasında yapılan Avrupa Körler Şampiyonasına birlikte gitmiştik. Turnuvanın son üç turu benim için çok zorluydu ve Uğur rakiplerime hazırlanmam için bana yardım etti. İnternetten bakıp oynayacağım yarışmacıların oyunlarını buldu. Rakiplerimin hangi açılışları oynadığını, zayıf noktalarını gösterdi. Ben de bu üç maçta iki galibiyet bir beraberlik aldım.
Sanırım 2005 yılıydı, kış ayları, bir gün Uğur’u telefonla aradığımızda annesi “İnternette satranç oynuyor, çok az zamanı kaldı” dedi. Az sonra Uğur bize döndü. O güne kadar görmeyenlerin internette satranç oynaması mümkün olmuyordu. Biz bunun için uğraşıyorduk. Gören satranççılar bir çok site üzerinde online satranç oynayabildiği halde,bu sayfalar ekran okuyucu programlarca seslendirilemediği için görmeyenler bu imkândan yararlanamıyordu. Uğur’a “Bak annen böyle böyle dedi” diyerek “Gerçekten olabiliyor mu bu?” diye sorduk. Uğur da “Evet abi görmeyenlerin kullanımına uygun bir site ve program buldum, ben artık internette satranç oynuyorum” dedi. O günden itibaren bu sorun çözüldü. Uğur’un sabırlı araştırmacılığı bu alanda bir yol açmasını sağlamıştı.
Şimdi kat üstüne kat konuyor. Üç yıldır Türkiye çapında görme engelliler arası Online internet turnuvaları düzenliyoruz. Başka arkadaşlarımız bu programların menülerini ve sesli duyurularını Türkçeleştirdiler.
Uğur klasik gitarda öğrencim oldu. Ona kabartma gitar notalarını okuma yöntemini gösterdim. Şimdi dersler ve satrançtan arta kalan zamanlarda gitar çalıyor. Bu alanda da kendi başına çalışma yöntemleri geliştiriyor.
Yolunun açık olmasını dileriz.
 
Kerim Altınok
2 Nisan 2013 Pazar